Folik Asitin Hamilelik Dönemindeki Önemi Nedir

folik asit
Paylaş
 

Hamilelik döneminde folik asit kullanmanın başlıca nedeni, bebekte nöral tüp defekti diye adlandırdığımız beyinle omurganın kapanması hakkında anomalilerin önlenmesinde önemi oldukça fazladır. Bilimsel araştırmalarda ortaya çıkan gebeliğin ilk on ikinci haftasında ve tercihen hamile kalmadan en az bir ay öncesinde 0,4 miligramlık folik asit takviyesi alan anne adaylarının bebeklerinde nöral tüp defektinin azaldığı keşfedilmiştir. Dünya sağlık örgütü ve doğum kuruluşları planlı bebek yapılması durumunda merkezi sistem anormallerinin olmasını önleyebilmek için günde 0,4 miligramlık folik asit kullanılması gerektiğini önemle belirtmektedir.

Folik asitin bulunduğu gıdalar hangileri

Folik asitin bulunduğu gıdaları ele alacak olursak eğer;  özellikle yeşil yapraklı sebzeler, Türk mutfağında çok kullanılmasa da tercihen esmer pirinç, narenciye, portakal ve mandalinada da folik asit bolca bulunmaktadır. Ancak hamilelikte özellikle de bulantılı dönemlerde ne kadar tüketileceği bilinmediği için ayrıca bir vitamin desteği olarak hamilelikte folik asit alınması oldukça önemlidir.

Ayrıca vurgulamamız gereken unsurlardan biri de folik asit ihtiyacı bazı anne adaylarında daha fazla. bunlar;

  • Daha önceki gebeliklerde doğumsal anomalinin oluşması
  • Annenin şeker hastası olması
  • Annenin epilepsi hastası olması ve ilaç tedavisi görmesi
  • Annenin bağırsaklarında vitamin emilim bozukluğunun olması

Durumunda bu gebelerimizde bunun on katı yani 4 miligram foli asit kullanılması tavsiye edilmektedir.

Hamilelikte mutlaka alınması gereken vitaminler nelerdir

Hamilelikte mutlaka alınması gereken vitaminlerin başında mutlaka folik asit geliyor. Esasında folik asite tercihen hamilelikten en az bir ay öncesinde başlanmak gerekiyor. Genel olarak kabul edilen eğer güvenli bir korunma yöntemi kullanılmıyorsa ve gebelik şüphesi her zaman olabilecekse, bu adayların mutlaka 0,4 miligramlık folik asit kullanmaları gerekmektedir. Bu folik asit ilk on iki hafta boyunca da devam ettirilmelidir. Folik asitin en büyük önemi nöral tüp defektleri dediğimiz beyin ve omurga kapanma defektlerini aza indirdiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra on ikinci gebelik haftasından sonra artık rutin olarak demir takviye edilmektedir çünkü yediğimiz kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler veya taneli tahıllarla bu yeterli olmayabiliyor ve bebek yeterli demir alsa da anne kansız kalabiliyor.  Aynı zamanda demir eksikliğinin erken doğuma ya da düşük doğuma yol açacak olması da bilimsel açıklamalarla belirtilmiştir.

Gebelikte artan ihtiyacımız olan elementlerden biri de her ne kadar vitamin olmasa da kalsiyumdur. Kalsiyumu gebelik süresince yarım kilo süt veya yarım kilo yoğurt alabiliyoruz fakat bu her zaman mümkün olmayabiliyor bunun için hamilelik döneminde kalsiyum eklenmesi de sıklıkla tavsiye edilmektedir. Bunların dışında özellikle balık ve yemişlerden elde ettiğimiz omega 3 yağ asitleri her zaman özellikle de Türkiye de yeterince tüketilmediği için gebelik süresince tavsiye ediliyor. Hamilelikte omega 3‘ün faydaları ise özellikle bebeğin beyin ve göz gelişimi için oldukça önemlidir.

Hamilelikte gereken vitaminler için hangi gıdalar daha çok tüketilmelidir

Özellikle hamilelikte tüketilmesi gereken gıdalar içinde ilk beş arasına girebileceklerden bir tanesi protein. Hamilelikte protein bebeğin bütün yapı taşlarını oluşturan yani kemiğini, beynini, kasını oluşturan proteinler kırmızı et, tavuk, balık ve süt ürünlerinden alınması gerekir. Bunlar aynı zamanda taneli sebzelerde fasulye, mercimek gibi gıdalarda da fazlasıyla bulunmaktadır. Ancak anne adayı vejeteryan ise bunun için takviyelerin daha fazla olması gerekir bu yüzden anne adayının mutlaka bu durumu hekimine özellikle belirtmesi gerekir. Ve bu dönemde zeytinyağı, balık yağı gibi yağları tüketmemizde fayda var.  Ayrıca enerji vermesi için yeterli karbonhidratlar tüketmekte oldukça önemlidir. Bunları tahıllardan, şekerden alıyoruz ama biz yine de mümkün olduğunca genel beslenme anlayışı içersin de rafine olan karbonhidratlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmalıyız çünkü örneğin şeker  tükettiğimizde, şerbetli tatlılar tükettiğimizde bu sefer şeker anne de hızla yükseliyor ve bu hamilelikte insülin  direncine yol açabiliyor çünkü gebelikte şeker hastalığı olmaya meyilli bir metabolizma var, bu yüzden mümkün olduğunca kompleks karbonhidrat dediğimiz kepekli unlar, ekmek ve makarnalardan karbonhidrat ihtiyacını karşılamayı tercih ediyoruz. Bunların yanı sıra vitaminler konusunda meyveler ve sebzeleri bolca tüketmemiz lazım fakat taze ve mevsiminde olmasını tercih etmeliyiz bu hem vitamin içerikleri, hem de element içerikleri nedeniyle önerilir ve aynı zamanda posa etkisiyle gebelik sırasında yavaşlayan mide ve bağırsakların düzenli işleyişi için önemlidir. Ayrıca önemli olan diğer bir unsur ise hamilelikte su tüketimini hiçbir zaman unutmuyoruz, bu dönemde en az iki litre su tüketmemiz gerekmektedir.

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebook’da bizi takip edin!